28 Nisan 2014 Pazartesi

KCBT 8. Blog Tur - Umut Bıçağı || Patrick Ness'in Diğer Kitapları


Merhaba arkadaşlar! Bugün Kaos Yürüyüşü serisinin yazarı Patrick Ness'in yazdığı diğer kitapları inceleyeceğiz. Bu post sadece yazarın yalnız yazdığı bilindik kitapları içerecek. Yani bunların dışında yazımına katıldığı birçok farklı kitap da mevcut. (Doctor Who da dahil :D) Yazarımızın Kaos Yürüyüşü dışında serisi yok. Yani tüm bu sayacağım kitaplar, tek kitaptır. Ayrıca kitaplar henüz Türkiye'de bulunmuyor

1. A Monster Calls

Canavar gece yarısından sonra ortaya çıktı. Her zaman yaptıkları gibi.

Ama bu canavar Conor'un beklediğinden farklıydı. O, kabuslarındaki canavarı bekliyordu, annesinin tedavisi başladığından beri neredeyse her gece gördüğü kabuslarındak; karanlıkla, rüzgarla, çığlıklarla geleni..

Ama bu canavarla ilgili bir şeyler farklıydı.. Eski bir şeyler, vahşi bir şeyler. Ve o, Conor'dan dünyanın en tehlikeli şeyini istiyordu.

O, gerçeği istiyordu.

Tür: Young-Adult, Fantastik, Korku, Ölüm

2. More Than This

Seth adlı bir oğlan; boğulur, son anlarında çaresiz ve yalnızdır, kükreyen denize karşı hayatını kaybeder. Ama sonra uyanır. Çıplak, susuz, aç. Ama hayatta. Bu nasıl mümkün olabilir ki? Ölümü, kemiklerinin kırılmasını, kafatasının kayalara çarpışını hatırlıyordur. O zaman nasıl buradadır? Ve burası neresi? Burası, beklenmedik bir trajedinin olup ailesinin Amerika'ya taşınmadan önce, çocukken yaşadığı İngiliz şehri kenar mahallesine benziyordur. Ama bu eski evin çevresi otlarla sarılmış, tozlarla kaplanmış ve tamamen terk edilmiş. Neler oluyor? Ve neden ne zaman gözlerini kapasa, hayatta olmaktan zarar gördüğünü hissediyor ve acı verici hatıralar ona çevresindeki dünyadan daha gerçek geliyor? Seth yalnız olmadığını umut ederek cevaplar aramaya başlar, belki de bu olmasından korktuğu cehennem değildir, belki de bundan çok daha fazlasıdır...

Tür: Young-Adult, Sci-Fi, Distopya, Gizem, Fantastik

3. The Crane Wife

Sıradışı olaylar, her gün olur...

Bir gece, George Duncan -terbiyeli, iyi bir adam- bahçesinden gelen bir sesle uyanır. Olanaksız bir şekilde, kocaman beyaz bir turna dünyaya düşmüştü. Kanadından bir okla vurulmuştu. Beklenmedik bir anda hareket etti, George kuşa yardım etti ve uçup gitmesini izlediği andan beri hayatı çok değişmişti.

Ertesi gün, esrarengiz bir kadın George'un dükkanına girer. Birdenbire George için yeni bir dünya açılır ve bir gece o kadın George'a inanılmaz bir hikaye anlatmaya başlar.

Zekice, romantik, sihirli ve eğlenceli. The Crane Wife yaratıcı hayal gücü için bir sembol ve aşkın yıkıc ve kurtarıcı gücü için bir kutlama.

Tür: Yetişkin, Mitolojik, Peri Masalı, Romantik, Fantastik

4. The Crash Of Hennington

Gizemli bir gergedan sürüsünün o kadar uzun zamandır şehir sokaklarında dolaştığı için artık toplumsal bir özellik haline geldiği, şimdiki başkanın kocasıyla ilk olarak çıplak bir plajda tanıştığı ve Jon Noth'un kaybettiği aşkına 40 yıl sonra tekrar sahip olmak için döndüğü, Hennington sahil şehrine hoşgeldiniz. -Belediye Başkanı

Tür: Bilim-Kurgu, Fantastik

5.Topics About Which I Know Nothing

Duygusal, bilim-kurgu, komedi gibi birçok farklı temayı ele alan kısa hikayeleri kapsayan bir kitap bu da. Yüksek bir kitlenin dikkatini çekemese de okuyan az sayıda kişinin genelde olumlu yönde, eğlendiklerini belirten yorumlarını gördüm. Bu kitabı merak ettim ben ya ^,^

Evet arkadaşlar, Patrick Ness'in yalnız yazdığı popüler kitapları da buraya kadardı. Patrick Ness'in kullandığı şiveli dil yüzünden çeviride birkaç sorun yaşamış olabilirim, kusuruma bakmayın ;) Bir sonraki postumda görüşmek üzere, hoşçakalıın!! 

27 Nisan 2014 Pazar

KCBT 8. Blog Turu: Umut Bıçağı (Kaos Yürüyüşü #1) || Kitap Yorumu


Aklınızdan geçen tüm düşünceler başkaları tarafından duyulsa neler hissederdiniz? Hiçbir sırrın saklanamadığı bir yer gerçekten var mı? Toddun yaşadığı kasaba işte tam da böyle bir yer. Nüfusu sadece erkeklerden oluşan bir kasabayı etkisi altına alan ses virüsü yüzünden kimsenin huzuru kalmadı. Zihinlere sinsice sızan düşünceler yaklaşmakta olan büyük bir savaşın habercisi sayılabilir mi? Kasabada kalan son çocuk olan Todd için tek kurtuluş yolu kaçmak görünüyor. Peki ama nereye?..


İşte karşınızda yepyeni bir distopya! Aslında yepyeni demek doğru olmaz çünkü Türkiye'de bir de eski edisyonu var. Her neyse, konumuz bu değil :D Ne diyordum, evet. Macera, distopya, kaçış... 2014 resmen bu tür kitaplarda patlamaya neden oldu. Ve ben bu kitabı çok beğendim. Eh, benim tarzım ne de olsa :D

İki yönden küçük eleştirilerim olacak, sonra kitabın sevdiğim yönlerine geri dönüş yapacağız. İlki; kapak. Tabii ki orjinal ve eski edisyonundan çok daha iyi, ama bu kitaba bu kapak biraz basit kaçmış. Labirent Ölümcül Kaçış tarzında bir kitaptı ve bilemiyorum, yine o tarz eğlenceli bir kapak beklerdim. Kapağın resmi hoşuma gitmese de kalitesine laf yoktu. Karton kapak olabilir, hiç kabartması olmayabilir -ki benim kabartmasız kapaklara alerjim var ama niyeyse bunda kaşıntı yapmadı :D- ama sanki bu kapağın hoş görünmesi için ne cilte, ne de kabartmaya ihtiyacı vardı. Resmi beğenmesem de kaliteyi beğendim anlayacağınız.

Diğer eleştirimse şive yönünde. Arkadaşlar, bu kitabı okumak istiyorsanız bu yönden sizi mutlaka uyarmalıyım. Yazar, kitabı şiveli yazmış ve bu nedenle Türkçe'ye çevirirken de köy ağzıyla veya konuşma diliyle çeviri yapılmış. "İstemiyom, diil, gelmicem, vidyo vs.." bu tür kelimeler kullanılmış ve kitaba başladığımda cehennem gibi gelmişti. Kesinlikle bu kitap böyle ilerlemez diye düşünüyor, bir türlü konsantre olamıyordum. Ama sonra, her nasılsa bir anda sanki tüm şiveler görünmez olmuş gibi okudum kitabı. Arada sırada gözüme çarpıyordu bazıları, ama o kadar alışmışım ki normalmiş gibi gelmeye başladı. Yani kitabın başında şok olmayın ve devam edin, ortalarına geldiğinizde siz de şiveyi umursamazsınız diye düşünüyorum.


Evet, pek de eleştiri olmayan eleştirilerim buraya kadardı :D Baş karakterin 13-14 yaşlarında olmasını da biraz itici bulmuştum ama çocuk işte napıcaksın. Ayy galiba kitaptaki şive bana da bulaştı. "Ne yapacaksınız", demek istemiştim :D

Kitabın ilk 100-150 sayfasında ön yargılara batmıştım resmen, kitabı beğenebileceğim hiç aklıma gelmezdi. Ama kitabı bitirdiğimde "2. kitabı almam lazım, alamasam bile birileri bana ne olduğunu hemen anlatsın, hemen!" diye düşündüğüm de doğrudur. 2. kitabı alabilir miyim, alırsam ne zaman okuyabilirim bilmiyorum, ama okumak istiyorum.

Bir kere kitabın üzerine kurulduğu dünya muhteşem. Yani her şeyin günlük güneşlik olduğu bir distopya üzerine yazılmamış (hangi distopya öyle ki sanki) ama yazarın hayal gücü sınırlarını zorladığı kesin. Kitap aşırı sürükleyiciydi diyemem belki, ama özellikle ikinci yarıda sıkılmayacağınızı garantileyebilirim. Bir Ölümcül Kaçış gibi olmasa da kesinlikle kendine özgü, güzel bir distopya olmuş. (Fark ettim ki sürekli Ölümcül Kaçış'la kıyaslıyorum.)

Kitabı bitirdiğinizde kapağın ve kitabın adının anlamı ortaya çıkıyor. "Aa demek bunu kastetmiş" demiştim ben çünkü kitabı okurken kapak veya kitabın adını kitapta geçenlerle bağdaştırmak hiç aklıma gelmemişti. Ama kitabı bitirince kapak resmi ve kitap adının kitap içeriği ile ne kadar uyumlu olduğunu anladım.

Benden de bu kadar. Bir sonraki postumda görüşmek üzere, hoşçakalıın! :)

Satın almak için: Kitap Sihirbazı

Puanım: 3,5  GoodReads Puanı: 3,96
Sayfa Sayısı: 472   Yazar: Patrick Ness   Yayınevi: Deli Dolu

18 Nisan 2014 Cuma

Ouji to Warawanai Neko - Anime Tanıtım & İnceleme


Yokodera sapık düşünceli sıradan bir lise öğrencisidir. Ne varki normal düşündüklerini bile söyleyemeyip hep içine attığı için sürekli çevresindekilerin ona karşı olan beklentilerine göre hareket etmektedir. Bu huyundan kendisi de nefret etmektedir. Bu yüzden başladığı işler sürekli amacının dışında sonuçlanmaktadır. Koridor zemini parlatıp geçen kızların eteklerinin altına bakmak isterken okulu güzelleştirmeye katkılarından dolayı ödül almak, parkta geçen kızların eteklerinin altına bakmak için eğilip otları temizlerken halka açık alanları temizlediği için gazetecilere ropörtaj vermek, bisikletle dolaşırken eteği açılan bir kadıan bakarken kaçan hırsıza çarpıp etkisiz hale getirdiği için ödül almak ve Yüzme kulübünde olmak isterken koşu takımına girmek örnek olarak verilebilir. Bir gün kendi gibi bir arkadaşı neden Warawanai Neko (Gülümsemeyen Kedi Heykeli) dan dilekte bulunmuyorsun der...


Bu animeye öneriler üzerine başlamıştım ve en başlarda sıkıldığım için 1-2 aylık bir ara vermiştim. Ama ben başladığım herhangi bir şeyi yarıda bırakmaktan nefret eden birisiyim ve bu yüzden animeye devam ettim. İzledikçe daha iyiye gitti ve finali de kesinlikle animeden farklı, alakasız gibiydi. Yani beklenmedikti ama duygusaldı ve güzeldi. Aslında seri tamamen Kedi Tanrısı dedikleri heykelin çevresinde dönüyor. Bazen dolaylı yoldan bazen de direk olarak olaylar ona bağlanıyor.

Bunun dışında tür olarak komedi, romantik ve ecchi içeren bir animeydi. Yani bir High School DxD kadar abartılmamıştı fakat biraz içeriyordu anlayacağınız. Benim izlediğim sitede (Turkanime.tv) ecchi olduğunu yazmayı unutmuşlar sanırım. Ama komedisi de hoşuma gitmedi diyemeyeceğim, az gülmedim hakkını vermem lazım :D Zaten tekrar başladıktan bir hafta falan sonra bitirdim animeyi. 12 bölümlük bir anime ve ben son 4 bölümünü arka arkaya izlemiştim. Özellikle son iki bölüm tamamen duygusala bağlıyordu, romantizm ise animenin genelinde komedi ile ele alınıyordu fakat finalde normale döndü. 

Anime hoşuma gitti ama önerebileceklerim listesine giremez maalesef. Bunun içerdiği her temada çok daha kaliteli animeler var. Tabii bir zaman kaybı diyemem ama izleseniz de olur izlemeseniz de. *Spoiler*: Tsukiko'nun duygularını ve Youto'nun anılarını geri kazanabilmesini isterdim fakat kötü sonlar hep akılda kalıcıdır :D

Puanım: 3     Bölüm Sayısı: 12 
Tür: Seinen, Romantik, Ecchi, Fantastik, Komedi, Okul


Son Savaş (Melek #3) - Tanıtım & İnceleme || Dex Partisi *1*


Willow ve Alex artık insanlığın tek umudu.

Dünya yerle bir olurken, acımasız meleklerinsanları köleleştiriyor ve enerjilerini çekipölüme mahkûm ettikleri kamplara götürüyorlar.

Melek Katillerinin yeni ekibini son savaş için eğitenWillow ve Alexin aşkı hiç olmadığı kadar güçleniyor.Willow meleklerin güçlerinde korkunç bir değişimolduğunu hissediyor. Alex ise ölümcül bir görevi tekbaşına üstleniyor. Şimdi Willow meleklere karşı sonsavaşta Seb ile birlikte mücadele etmek zorunda veAlexin geri dönüp dönmeyeceğini bilmiyor.
Aşkın önünde büyük bir engel varve insanlık yok olmak üzere.

Aşk acısı, intikam ve sevginin gücüne dairunutulmaz bir seri.

L.A. Weatherly'nin Melek üçlemesinin nefes kesici finalinde, melekler ve insanlarkıyamet gününde karşı karşıya.


Merhaba arkadaşlar! Yine sevdiğim bir seriyi bitirmenin hüznüyle karşınızdayım.. Bu seriye 3. kitap çıkmamış olduğu için uzun bir ara vermiştim ve geriye dönüp bakınca aslında o kadar da beğenmediğimi düşünmüştüm. Bu ön yargıyla kitabı okumayı erteledikçe erteledim taa ki bir hafta öncesine kadar. Sınav haftasından çıkınca hangi kitap olursa olsun evet der haldeydim ve bu fırsat bir daha gelmez deyip kitaba başladım. Ve 1 yıl önce seriye başladığımdaki tüm duygular tekrar üzerime hücum etti. Birçok şeyi unutmuş olmama rağmen, karakterleri, kurguyu, her şeyi çok özlemişim.

Bu serinin kurgusunu güçlü bulmamıştım, fakat 3. kitabı okuyunca genelleme yapmanın yanlış olduğunu farkettim. Yazar 3. kitabı 1 yıldan uzun bir sürede yazmış, ve kesinlikle başarılı bir final ortaya çıkarmış. Zaten teşekkürler bölümünde yazarken çıkmazlarla karşılaştığı ve bazı yerlerde çok zorlandığından bahsediyor. Ve bu kitaptaki ayrıntılar, kesinlikle çok başarılıydı. Ve bana kalırsa 3. kitap, serinin en kaliteli kitabıydı. Son savaşla, finaliyle, her şeyi mükemmeldi. Birçok yazarın aksine Weatherly, baş karakterin geçmişindeki insanları unutmadı ve serinin küçük bir yerinde yer almalarına rağmen onları serinin en önemli kahramanları haline getirdi. Sanırım kitabın sonunda en çok hoşuma giden kısımlardan biriydi bu. 

Spoiler İçerir
Fakat bu kitapta Seb-Willow ikilisi hakkında ne düşüneceğimi bilemedim. Fazla soğuk, fazla mesafeliydi. Sanki yazar "Neresinden kıvırsam da tüm ana karakterler mutlu olsa" diye düşünüp sonra Seb'e, aşık olabileceği bir karakter oluşturmaya çalışmış gibiydi. Seb'in Willow'dan soğuması, kitabın sonunda da kız kardeşi gibi davranması.. bilemiyorum, ancak masallarda olur gibi geldi bana. Ama tabii ki durumdan memnnunum ben. Herkes mutlu olsun, biz okurlar da mutlu olalım ^,^

Bir de kitapta olay ardına olay oldu, aksiyon hiç durmadı. En başında sıkılmak mı? Şaka mı yapıyorsunuz? Kitap daha ilk sayfasından olaylı başladı zaten :D Ve sonra bir-iki yerde durgunlaştı da biraz nefes alabildik. Sanırım yine son kitap hakkında en çok beğendiğim şeylerden biri de buydu. Dolu dolu bir kitaptı ve okuduğum her sayfadan zevk aldım.

Bu serinin sonuna geldiğime inanamıyorum, bu postu yayınlayacağım ve adios Melek üçlemesi! Ah, çok hüzünlü bir an :'( Ölen-kalan tüm karakterlere buradan saygılarımı ve öpücüklerimi iletiyorum. L. A. Weatherly'ye bu güzel final için teşekkürlerimi sunuyorum. Ve her şey böylece sona eriyor. Hoşçakalın...

Satın almak için: Kitap Sihirbazı

Puanım: 5  GoodReads Puanı: 4,2
Sayfa Sayısı: 436   Yazar: L. A. Weatherly   Yayınevi: Dex


Kitapla Bağdaştırdığım Müzik: Lana Del Rey - Angels Forever


17 Nisan 2014 Perşembe

Noragami - Anime Tanıtım & İnceleme


-Spoiler İçermez-

Animeye göre, yaşayanlar ve ölüler diyarı arasında milyonlarca tanrı var. Başrolümüz beş parasız, sürekli eşofman giyen ve garip bir atkı takan Yato da bunlardan birisi. Ve bir de Ayakashi'ler var. Kısaca kötü ruhlar. İnsanları kötü yola sürükleyen ve genelde intihar etmelerini sağlayan, tam anlamıyla "canavar"a benzeyen başıboş, ölü ruhlar bunlar. Tanrıların görevi ise temelde Ayakashi'leri katletmek. Bunun için de "Shinki" adı verilen silahlara ihtiyaç duyuyorlar. Bu silahlar ise temelde ölü olan, fakat saf kalmış ruhlar. Tanrılar bir ruha kendi Shinki'si olarak sahip olmak için, onlara isim verirler ve onları azat edeceklerse de isimlerini silerler -veya gerekirse öldürürler-. Ayrıca insanlar; tanrılar, shinkler ve ayakashi'leri göremezler. Görebilseler bile kısa süre sonra unuturlar.

Başroldeki kızımız İki Hiyori'nin durumu ise bundan biraz daha farklı. O, normal bir insan. Fakat başına gelen bazı olaylar sonucu ruhu sürekli bedeninden ayrılmaya başlıyor ve bedeni uyku haline giriyor. Ve Yato'dan bunu düzeltmesini istiyor. Nasıl tanıştıklarını falan izleyince görürsünüz zaten :D Bunların tanışmasından kısa bir süre sonra da Yato'nun yeni Shinki'si olarak Yuki animeye giriyor zaten. İşte her şey böyle başlıyor.


İlk bölümden aşırı sarmasa da gayet sürükleyici bir animeydi ve ben -gerçekten- çok beğendim. Aksiyonu, komedisi, duygusalı, gizemi, her şey yerli yerinde ve harikaydı. Shounen olduğunun farkındayım ama onun yerine biraz romantizm de beklemedim değil açıkçası. Gerçi böyle güzel serilere saçma bi romantizm koyup berbat edenler de var, riske değer miydi bilmem ama böyle hafif bir dokundursalar da fena olmazdı hani. Ama bunu bir eksiklik olarak görmüyorum. 

Ve... Aman Allahım! Bir animedeki tüm karakterleri nasıl bu kadar beğenebilirim ben ya! İlk başta hepsinin birbirinden muhteşem gözleri dikkatimi çekmişti. Sonra alıştım ama Yato'nun gözlerini her görüşüm hâlâ ilk görüşümdeki etkiyi sağlıyor. Hiyori'nin kuyruğunun rengine de bayılıyorum, garip bir durum ya. Uzun zamandır kaliteli anime izlemiyordum, kendime getirdi bu beni biraz :D

Farketmişsinizdir ki kitap okuma hızımda büyük bir düşüş oldu. Hep bu anime yüzünden. Geçenlerde mangasına bir göz atayım dedim, durduramadım sonra kendimi. Tabii kitap okuyacağım zamanlarda da bazen (!) şeytana uyup bu mangayı açıp okuyorum, 2 dk 10 dk derken bir bakmışım boş zamanım bitmiş. Ama bitirmem lazım bu kitabı, o yüzden mangaya biraz ara vereceğim sanırım (maalesef). 

Puanım: 5     Bölüm Sayısı: 12 (+1 OAD)
Tür: Shounen, Macera, Fantastik, Aksiyon

16 Nisan 2014 Çarşamba

Kitap Alışverişi #15 - Bir Diğer D&R Kampanyası


Merhaba arkadaşlar! Ben, -kitaplığında milyonlarca okunacak kitabı bekleyen ben- öncelikler listemde olmamasına rağmen kendimi kampanyaya kaptırıp 7 adet kitap aldım. Bunlardan biri (Melez) okuduğum bir kitap, fakat kütüphanemde yoktu. Ve 6 Dex 1 Aspendos aldım gördüğünüz gibi. Hadi başlayalım!

1. Melez
Bu seri favori serilerimden biridir fakat ilk iki kitabı kitaplığımda yoktu. İndirimde görünce de balıklama atladım tabii ki ^,^ Hatırladığım kadarıyla serinin ilk kitabı mükemmel sayılmazdı fakat seri bütün olarak çok güzeldi, tavsiye ederim ;)

2. Meleğin Düşüşü
Bu kitabı uzun zamandır istiyordum fakat önceliklerim arasına hiç girememişti. Son zamanlarda ikinci kitabının çıkması ve kapağının değişmesi olayları da beni tetikledi ve kitabı sepete ekledim. Kitap gelince daha da bir mutlu oldum bu kitabı aldığıma çünkü -ne işime yarayacak bilemiyorum ama- kitap sert kapaklı değil fakat ciltli. Yani bizim anladığımız ciltli değil, kitabın eski kapağının üzerine yeni kapak cilt olarak geçirilmiş, bilmem anlatabildim mi. Ve bu olay hoşuma gitti, evet evet, iyi ki almışım :D

3. Ruhsuz
Ruhsuz, kapaklarıyla kalbimi parçalayan bir serinin ilk kitabı. Çok seviyorum ben bu serinin kapaklarını, ve eminim ki böyle düşünen tek kişi değilim. Bu kitabı ne zamandır biliyorum (Türkiye'de çıktığı zamandan beri) fakat hiç arkasını çevirip de konusunu okumadım. Alışkanlığım değil, ne diyebilirim ki. Bazen de spoiler koyuyorlar arkaya, sevmiyorum bu durumu :P

4. Dublin Caddesi
Bu aralar içimde kabaran bu İrlanda aşkı nereden çıktı bilmiyorum. Aslında biliyorum, hep bu Ateş serisinin işleri bunlar. Ama bu kitabı çıktığından beri istiyordum zaten, ön okuması bile akıcıydı. Heralde alışverişimde aldığıma en çok sevindiğim kitap bu :)

5. Pür
Pür, Dex'i ilk tanımaya başladığım zamanlarda ikinci kitabı Füzyon'un kapağı sayesinde uzun zamandır istediğim bir kitap haline gelmişti. Sonunda  kendilerine kavuştuğum için çok mutluyum. Yepyeni bir distopyaya asla hayır diyemem ^.^

6. Başlayanlar
Bu kitabı hep istiyordum ama çok da almayı düşünmüyordum. Fakat kuzenim N'in büyük ısrarlarıyla Düşüş yerine bunu aldım. Pişman mıyım, bilemiyorum. Fakat artık geri dönüş yok ayrıca bu kitabın kötü bir kitap olmadığının farkındayım o yüzden, kitaplığıma hoşgeldin Başlayanlar :)

7. Sınırları Zorlamak
Adı "Pushing The Limits" olan orjinal kitabı, çok istediğim kitaplar arasındaydı, Türkiye'ye gelirse kesin alırım diyordum. Ta ki Türkiye'ye gelene kadar. Bu ne çirkin bir kapaktır Allahım! Karakterlerin tipine bak, YA olacak bir de :P Zaten bu kitabın o istediğim kitap olduğunu bu d&r alışverişinde kitabın ismini tekrar okuduğumda farkettim, ve konuya göz attığımda. Kısa süreli bir şok bile geçirmiş olabilirim, ama atlattım merak etmeyin. Kapağı takmıyorum şu an, kitaba odaklanacağım :D

İşte bu alışverişim de böylece bitmiş oldu. D&R'a hiç ayraç koymadığı için bir kez daha kınamalarımı gönderiyorum, başlamışken kitapların içindekileri de alsaymış keşke. Sinir oldum =^/ Ama bu fırsatı kaçırmamanızı öneririm, kampanyada gerçekten güzel kitaplar var. Kitap Sihirbazı'nda da 10 tl kampanyası var, fakat kitapları çok çabuk tükeniyor. D&R'da kampanya bitmeden kitabı kaldırmıyorlar, böylece yetişme derdi olmuyor. Fakat kampanya başlayalı bayağı bir süre geçti o yüzden alacaksanız elinizi çabuk tutun derim. Bir sonraki postumda görüşmek üzere, hoşçakalııın :**

9 Nisan 2014 Çarşamba

Beyaz Balina'dan Yeni Kitap Haberleri - Bu Kitaplar Muhteşem Dostum!

1. Kass Morgan - The 100 Üçlemesi


Bildiğiniz gibi The CW kanalının yeni dizisi The 100 bu kitaptan uyarlanmış. Diziye ilk bölümden aşık oldum, ama böyle bir distopyanın arkasında senaristler olamaz diye düşünmeden de edemedim. Ve bu kitabı görünce de çok mutlu oldum. Özellikle Türkiye'ye geleceğini öğrenince mutluluğum ikiye katlandı. Fakat üçlemenin sadece ilk kitabı çıktı ve 2.si henüz yazılıyor. Sanırım bu çıkana kadar o da yurt dışında hazırlanmış olur ^,^


2. Wendy Higgins - Sweet Üçlemesi


Young-Adult, Paranormal, Melekler-Şeytanlar, Aşk, Fantastik... Bu kitap aşık olduğum her şeyi içeriyor. Kapağına ise ilk gördüğümde bayılmıştım. Şimdi ise o kadar baskın değil bu duygu ama değiştirip daha güzel bir iş çıkartamayacaklarını bildiğimden, bence boşverelim, olduğu gibi kalsın bu kapak, olur mu?


3. Amie Kaufman - Starbound Üçlemesi


Yukarıdaki muhteşem kapaktan da biraz anlaşıldığı gibi kitabımız; YA, Bilim-Kurgu, Aşk, Distopya, Uzaylı, Macera, Paranormal vs... içeriyor. Yani bu kitap benim olmalı. O kadar. Nokta.


4. Melissa Landers - Alienated serisi


İşte bu ya! Sonunda yayınevleri bilim-kurgu & aşk kitaplarının, ya da uzaylı kitaplarının da diyebiliriz, değerini anlamaya başladı. Bu kitabı o kadar istiyorum ki. Ve bunun kapağıyla hiçbir alakası yok (TAMAMEN YALAN). Tamam biraz alakası olabilir (BİRAZ MI? İNANMAYIN). Tamam ya kapağı muhteşem ve ben bu kapağı kitaplığımda istiyorum! Tamam mı? Bu kadar işte.


5. John Dixon - Phoenix Island Üçlemesi


Bu kitap hakkında fazla bir fikrim yok fakat YA, Bilim-Kurgu, Macera, Distopya, Aksiyon, Gizem... Bana harika göründü ;)


Ben bayılmadan önce şu postu yazabilirsem harika olacak. Bu sayacağım kitaplar arasında Türkiye'ye gelmesini acaip derecede istediklerim de var. Bu yüzden haberi alınca müthiş heyecanlandım. Bu arada kitapların hakları Beyaz Balina Yayınları'nın yeni çıkacak olan bir markasında. Ve Eylül ayında yayınlanmaya başlayacak. Fantastik, Bilim-Kurgu, Macera, Aşk... Kitaplığımda şimdiden yer açma çalışmalarına girişiyorum :D Ayrıca bu kitaplar -özellikle 2 3 4 numara- orjinal kapaklarla çıkmazsa ağlarım. Ne ağlayacağım ya? İsyan ederim, yakar yıkarım her yeri :D

Ee peki sizin düşünceleriniz neler? Bu kitaplar hakkında siz de heyecanlı mısınız, yoksa ben ucube gibi mi davranıyorum =| Yorumlarınızı bekliyorum, hoşçakalıın :)

KCBT 7. Blog Turu - Kuzey & Güney || Kitap Yorumu & Çekiliş


Kitap tanıtımını buradan bulabilirsiniz: Kuzey & Güney

Spoiler
Bu kitabın bir batı klasiği ayarında olacağını tahmin ediyordum, ama konusu hakkında bir fikrim yoktu. Tanıtım yazısını okuduğumda; başroldeki kızın hayatının dönemin olaylarıyla çakışmasını değil, bunların yanında aşkı ana konu olarak alacağını düşünmüştüm. Fakat kitabın son 2 sayfasına kadar bir karşılıklı aşk göremediğimiz için çok şaşırttı bu kitap beni. Kapağı, isimi, dizi resimleri, tanıtım bülteni aşk kitabı diye haykırdığı için, ben de hadi aşık oldu hadi aşık olacak diye okumuştum kitabı. Konusu hakkında daha çok bilgi sahibi olsaydım, böyle bir beklenti içerisine girmezdim.

Bu kitabı beğenmedim demiyorum, demeyeceğim de. Fakat beni pek çekmeyen birkaç özelliğini söyleyeceğim, bu özellikleri sevenler de olabilir. İlk olarak tasvirler, düşünceler, olaylar uzuun uzun anlatılmış, çok ayrıntıya girilmişti. Haliyle biraz sıkıldım o kısımlarda. Fakat ben diyalogdan çok olayları okumayı seviyorum diyenler de var ki, bu kitabı zevkle okuyabilirler. İkinci olarak ise kitabın belirli bir teması  veya üzerine kurulu olduğu bir olay yoktu, kızın hayatından bir kesit alınmış, 4-5 yıl kadar, ve buralardaki olaylar bazen on sayfada 2 dakika bazen 1 yıl geçilerek anlatılmış. Bu, kitabın sevmediğim bir özelliği değildi, hatta bir klasiğe yakışır bir özellikti bana kalırsa.

Ve kitapta karakterlerin duyguları o kadar dürüstçe yazılmış ki.. 160 yıl öncesinde kitap satma kaygısı olmadığı buradan belli oluyor işte. Karakterlerin hiçbiri mükemmel değil, yazar asla "acaba bunu yazsam okurlar karakterden soğur mu" diye düşünmemiş âdeta. Bu özelliği inanılmaz takdir ettim, günümüz kitaplarında her karakter okur için mükemmelleştiriliyor sanki. Ayrıca bu kitap, sonunu çok beğendiğim kitaplar listesine dalış yaptı :D
~Spoiler Sonu~
Tur takvimimiz ;)

Bu kitap olay örgüsüyle, karakterleriyle ve sonuyla "Ben bir klasiğim" diye bağırıyor sanki. Ve klasik severler başta olmak üzere, herkesin bu kitaptan kazanacağı bir şeyler olduğunu düşünüyorum. Hiç olmadı Viktorya Dönemi'ndeki insanların davranışlarını öğrenirsiniz. :D

Bir de spoiler okumayanlar için söyleyeyim, bu kitaptan normal bir aşk kitabı beklentileriniz olmasın. Hatta sizin hiç aşk kitabı beklentiniz olmasın, okuyunca mutlu olursunuz :D Şaka bir yana, bu kitabı sadece aşk teması için almayın, o gözle de bakmayın. Dönemin olayları içerisinde, bir kızın çalkantılı hayatının edebi bir üslupla anlatımıydı bu kitap. Aşk teması da, küçük bir ayrıntı olarak eklenmiş kitaba. Ah bu arada, ben edebî üslûp diyorum ama, yanlış anlaşılmasın. Günümüz Türkçesi kullanılmış kitapta, öyle anlamadığımız kelimeler yok yani.

Ben bir de kısaca kitabı özetlemek istiyordum ki, çok uzattığımı fark ettim. Esneme sesleri duyulmadan bitirmek istiyorum bu yorumu. Hoşçakalıın :)


Satın Almak İçin: Kitap Sihirbazı

Yazar: Elizabeth Gaskel   Yayınevi: Altın Bilek  Sayfa Sayısı: 656
Liste Fiyatı: 30 TL    Dil: Türkçe

Çekiliş


a Rafflecopter giveaway

4 Nisan 2014 Cuma

KCBT 7. Blog Turu - Kuzey & Güney || Kitap Tanıtım & Çekiliş


Tanıtım Bülteni

Viktorya Dönemi edebiyatının en özgün kadın kahramanlarından Margaret Hale ile tanışmaya hazır mısınız? 
Kuzey ve Güney, döneminin en önemli sosyal eleştirilerinden ve en tutkulu aşk hikâyelerinden birini barındıran ve yazarı Elizabeth Gaskella o muhteşem ününü kazandıran bir yazınsal şölen… Margaret Hale, yaşamının baharında yer değiştirerek farklı bir yaşamın içine girmek zorunda kalan genç bir kız olarak, karşısına çıkan ve üstesinden gelmesi gereken sorunlara ürettiği çözümlerle, dönemin okurları üzerinde düşünsel bir devrim gerçekleştirmiş gerçek bir kahramandır.
"Bugün şahit olduğum bu büyük acılardan sonra, artık nasıl güzel elbiseler giyip bu şık eğlencelere katılmaya devam edebilirim ki?"

Margaretın babası ise kendi cemaatlerinin bir papazı olarak hayatında meydana gelen değişimler ve şahit olduğu korkunç acılardan sonra, neredeyse inancını kaybetmek noktasına gelen bir adam halini alır. Ama yaşamın onlara oynadığı oyun yeni başlamaktadır… 

Her şeyi değiştiren bir tanışma… Delicesine bir aşk… Yürek yakan sorgulamalar… Tadı damakta kalan bir edebiyat şaheseri…

Kuzey ve Güney, yazılışından 160 yıl sonra, nihayet Türkçede… Üstelik büyük yazar Charles Dickensın kendi yayınevinden yayınlamak için yaptığı değişiklik ve yazarın onayını da almış düzeltmelerle birlikte…


Yorumlar

"Mary Burton ile Kuzey ve Güney… Şanslı olan okurun denk gelebileceği ve okuyanların asla bir daha eski kişiler olamayacakları iki büyük başucu kitabı…"
Virginia Woolf



"Kuzey ve Güney, gerçek bir başyapıt… Tüm Gaskell eserleri kadar ihtişamlı ama hepsinin arasında daima zirvede."

Wilkie Collins



"İlk okuduğumda adı Margaret Hale idi. İçerdiği zıtlık, toplumsal derinlik yanında duygusal derinliği de düşünerek, kitabın adının Kuzey ve Güney olmasında ısrar ettim. Bu kitap sadece enfes bir anlatı değil, aynı zamanda insanları ve sorunları yüzleştiren bir metin. Okudukça, daha iyi anlaşılacağı konusunda inancım tam."

Charles Dicken


Künye

Satın Almak İçin: Kitap Sihirbazı

Yazar: Elizabeth Gaskel   Yayınevi: Altın Bilek  Sayfa Sayısı: 656
Liste Fiyatı: 30 TL    Dil: Türkçe

Çekiliş


a Rafflecopter giveaway
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...