25 Nisan 2015 Cumartesi

Rüya Ateşi (Fever #4) - Tanıtım & İnceleme


Geçmişimi çalmış olabilirler. 

Ama geleceğimi elimden almalarına asla izin vermeyeceğim. 

İnsan ve Peri dünyaları arasındaki duvarlar yıkılmıştı. Doymak bilmez, ölümsüz Unseelieler buzdan hapishanelerinden kurtulduğunda, MacKayla Lane ölümcül bir tuzağa düşecekti. Peri Efendisi tarafından esir tutulan MacKayla'nın, kim ya da ne olduğuna dair her şey, zihninden silinmişti. Oysa Mac, Sidhe-kahinlerini görebilen tek kişiydi ve iki dünyayı da kontrol edecek anahtarı elinde tutan gizemli kara büyü kitabının izini sürebilecek tek canlı da oydu...

Hafızasını geri kazanmak, yalnızca ilk adımdı. Mac, Dublin'in mücadele dolu sokaklarında savaşıp eski, gizli bir tarikatın tehlikeli ağına düşecekti. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı peri dünyasında, dostu olduğunu iddia edenlerin karmaşık yalanlarıyla mücadele edecekti. Mac, her şeyini kaybettiğini düşünüyordu ama onu sarsacak bir gerçekle yüzleştiğinde, aslında oyunun daha yeni başladığını anlayacaktı.

Kendine bile güvenmezken kime güvenebilirsin ki?
Merhabalar herkese! Bu yorum yaklaşık 2-3 gün civarında gecikti. Nedeni ise... Etkisinden çıkamadım bir türlü! Sonu.. dehşet vericiydi. Aslında fazla heyecanlı yazamayacağım çünkü meraktan çatlayıp son kitabın ilk 100 sayfasını da okudum. Hâlâ olayları kavramakta zorluk çekiyorum. Bu seri bitince büyük bir boşluğa düşeceğim sanırım...

Kitap bittiğinde o kadar çıldırmış durumdaydım ki bırakın yorum yazmayı, insanlığa zararlı olacağımı düşünerek odamdan çıkmadım. Sonra belki biraz düzelebilirim diye hemen 5. kitabın ön okumasını okudum ama emin olun, her şey çok daha kötü oldu. Biri spoiler sayılmayan küçük bir spoiler yazmış yanına, o sağolsun biraz umutluyum. Ama önemi yok, içim içimi yemeye son hız devam ediyor. ACİL 5. KİTABA İHTİYACIM VAR!

Spoiler
3. kitaptan sonra ben bu kitapta Mac LM'nin kölesi olur diye düşünmüştüm ama daha ilk sayfalardan kurtarıldı. Dani tarafından. Sonra da Barrons. Ah, Barrons ;(

Kendine geldiğinde ise ilk karşılaştığı kişi kim dersiniz? Selam, V'lane! Her ne kadar V taraftarı olmasam da karakteri seviyorum ve.. bu kitapta onu çok az gördük ve ona ne olduğu hakkında hâlâ bir fikrimizin olmaması beni çıldırtıyor.

Bu kitapta Barrons ve Mac arasında bir şeyler görmeyi ümit etmiştim. Demek istediğim.. ikisi de kendindeyken gerçekleşen bir şeyler. Ah, hadi ama! Seri bitiyor, kendinize gelin artık!

Ve sonu.. Karen, hayatımda senin kadar acımasız bir yazar görmedim. Kendinizi umutlandırmayı bırakın arkadaşlar, hepimiz o kişinin kim olduğunu biliyoruz. Benim tek umudum olayı Mac'in yanlış anlamış olması. Veya malum kişinin kitsuneler gibi fazladan canının olması falan. Seçenekler çoğaltılabilir. Yeter ki biri doğru çıksın. 
Spoiler sonu

Bu yorumu yazmak o kadar zor ki sonunda zırvalamaya başladım. Neyse fiziksel meselelere geçelim. Kapak.. ilk başta farklılığı rahatsız etse de zaten psikolojik olarak buna hazırlanmış olduğum için sorun olmadı. Çeviri ise beklediğimden daha iyiydi. Sadece Barrons'un süs eşyalarının "baloncuklar"a dönüşmesi beni biraz güldürdü. Hadi ama, burada koskoca Barrons'tan bahsediyoruz. Ne işi olacak baloncuklarla :D Bir de bizim Melun-Mukaddes olarak alıştığımız saraylar Seelie-Unseelie olmuş. Önceden alışık olduğum için fazla sorun olmadı ama yine de Melun-Mukaddes'e alıştıktan sonra garip geldi. Yani bir kitabı çevirmeden önce ilk kitabı en azından okumak bu kadar mı zor?

Ama 5. kitabı gördükten sonra bu kitabın çevirisine kusur bulmayı kendime yasaklıyorum. Gölge Ateşi'ni Türkçe okumamam gerektiğini fark ettim. Çevirmen sağ olsun her şey yanlış anlaşılmaya müsait. Özür dilerek söylüyorum, hayatımda böyle berbat bir çeviri görmedim. Ben lise seviyesinde İngilizcemle çevirsem ancak bu kadar olabilirdi sanırım.

Ama seri o kadar muhteşem ki hiçbir şey umrumda değil. Meraktan Gölge Ateşi'ne pdf'ten başladım ama içimdeki ateş biraz söndüğü için şimdi bıraktım ve kitabı almayı bekliyorum. Zorlu bir bekleyiş arkadaşlar.. Bana sabır dileyin.

Yazar: Karen Marie Moning     Çeviri: Barbaros Bostan    Yayınevi: Artemis    Sayfa Sayısı: 448
Liste Fiyatı: 20 TL    GoodReads Puanı: 4,46



21 Nisan 2015 Salı

Tatlı Tehlike (Sweet Evil #2) - Tanıtım & İnceleme


Görevleri, cennetten kovulan iblislere hizmet etmek olan Nefillerden biri olduğunu öğrendiği günden beri hayatı altüst olan Anna, kötülüğe boyun eğmemeye kararlıdır. Ama dört bir yanda kol gezen fısıldayan iblislerin ve acımasız Düklerin dikkatini çekmemek için o da diğer Nefiller gibi çalışmak zorundadır. Bunun için tüm çekingenliğinden sıyrılıp bir parti kızı oluveren Anna artık tüm eğlencelerin aranılan ismidir. Bu şekilde yaşamaktan nefret etse de o, çok büyük bir amaca hizmet edecek olan "seçilmiş kişidir" ve zamanı geldiğinde ona emanet edilen Erdem Kılıcı ile büyük bir savaşa öncülük edecektir. Ama o güne dek kimliğini gizli tutmalı ve toplayabildiği kadar yandaş toplamalıdır. Bunun için kendisi gibi bir Nefil olan Kaidan Rowe'a duyduğu büyük aşkı bile kalbine gömen Anna, bir yandan "kötü kızı" oynarken bir yandan da iblisleri yeryüzünden silmek için ölümcül bir mücadeleye girişecektir.


Kitabın ön okumasına buradan göz atabilirsiniz ^.^

Vovovoo! Bilgisayarım bozulmuş olabilir ama bu beni durdurmaya yetmedi. İşte yine karşınızdayım. Nasıl mı? Boşverin.

Tatlı Şeytan'ı -hatırar mısınız bilmirum- çoook sevmiştim. Tatlı Tehlike ise ilk kitap kadar iyi değildi. Nedeni hakkında Spoiler kısmında çene çalacağım biraz. Ama şunu söylemeliyim ki yazar son 100 sayfayı çok iyi bağlamıştı, her ne kadar her şey birbirine girmiş ve olaylar içinden nasıl çıkacağını merak ettiğim bir hâl almış olsa da. Ki zaten 3. kitabı deli gibi merk etmemi sağlayan en önemli şey de bu. Diğeri de Kaidan. Ah, Kaidan, 3. kitabı okuyana kadar en çok seni özleyeceğim sanırım. Bir de Anna'nın "partileme"lerini :D

Spoiler
Bu seriyi güzel kılan şey Kaidan iken nasıl 300'e yakın sayfa boyunca Kaidan'dan bizi ayırabilirsin sayın Wendy?! Evet, doğru, bu kitapla birlikte sıkı bir Kai fanı oldum ben. Önceki kitapta zirveden sonra her şeyin böyle berbatlaşabileceği aklıma gelmemişti. Kitaba bir başladım Kaidan ve Anna görüşmüyor, Anna  terk edilmiş sevgili modunda partilemelerde, iblis ruh korkusuna Patti ile bile doğru düzgün oturup konuşamıyor. Her şeyin bu kadar kötü olması... beni karamsarlığa sürüklemedi değil.


Ama kitap boyunca yapılan espriler, gülüşmeler, dalga geçmeler vs.. o kadar yerindeydi ki en karamsar anda bile güldürmeyi başardı beni. Blake, çok dehşet bir karakter. California bölümleri harikaydı. Keşke onu daha çok görebilsek. Anna'nın babasına da bayılıyorum zaten. Bir gülüşü var sebebi olmak istediğim falan dermişim. Yok, yanlış anlaşılmasın, o Kaidan olacak. Bir de Anna 'nın Ginger ile arasını düzeltmesi var -ki bence çok hoştu. İçime soğuk sular serpildi. Ama şimdi de başımıza Kope ve Kaidan çıktı. Neyse Kope da Zania'ya aşık falan olsun ve sahneden ayrılsın lütfen bir an önce. Başlarda iyiydi ama sonradan iyiden iyiye sinir oldum. İronik bir durum aslında. Her neyse.

Ah, işte yüreğimi burkan diğer iki konu: Marna ve Jay! Ah, Veronica, Allah aşkına git müsait bir yerde öl veya Jay'in tasmasını çıkar artık. İlk kitapta Roni'yi severdim ve Marna'ya inanılmaz sinir olmuştum ama o zaman Jay ile aralarında samimi bir ilişki vardı. Şimdi ise sanki sadece kıskançlığından Jay'le birlikteymiş gibi geliyor. Dayanamıyorum. Çok sinir bozucu. Ve bir de Flynn var tabii. Cesur ve sadık Flynn. Ölü Flynn! Dövüşçüleri severim. Million Dollar Baby'yi izlediğimden beri ölümleri bana çok koyuyor. Durum bu.
Spoiler Sonu

Kitabın sonunda işler o kadar çığırından çıktı ki 3. kitap için nedense ben bile kaygılanıyorum. Daha fazla Kaidan, Blake ve Jay görme ümidiyle. Ah bir de aşırı doz Kopano aldığım için onu daha az görmeyi ümit ediyorum. 3. kitapta biraz hareket ve... bereket? görmeyi umut ediyorum. Meleklere saygılar, Kaidan'a kucak dolusu öpücükler ve Anna'ya göz devirmeli bakışlar gönderiyorum. Hoşça kalıın :*

Not: Klavyeden kaynaklanan yazım hataları karşınıza çıkarsa şimdiden özür dilerim. Bilirsiniz işte, zor şartlar altındayım :D

Ayrıca katkılarından dolayı Go Kitap'a çok teşekkür ediyorum..


Yazar: Wendy Higgins     Çeviri: Bige Turhan    Yayınevi: GO Kitap    Sayfa Sayısı: 440
Liste Fiyatı: 17 TL    GoodReads Puanı: 4,32

KCBT 20. Blog Tur || Eksik Parça (Mara Dyer #1) - Seri Tanıtımı & Çekiliş

1. EKSİK PARÇA


Bir gün uyandığında son birkaç gününü hatırlayamadığını düşün... 

Mucizevi bir şekilde kurtulduğun kazada tüm arkadaşlarını kaybettiğini, 

Ailenin yeni bir sayfa açmak için taşınmak zorunda kaldığını, 

Kendi geçmişinle ilgili senden daha fazlasını bilen bir çocukla tanıştığını, 

Tüm yaşadıklarından sonra yeniden âşık olabildiğini, 

Gerçek olması imkânsız halüsinasyonlar gördüğünü, 

Aklını kaçırdığından endişelenmeye başladığını düşün. 

Ne yapardın? 

Mara Dyer işte bu sorunun cevabını öğrenmek üzere... 


2. THE EVOLUTION OF MARA DYER

13643567

Gerilim dolu serinin 2. kitabında Mara Dyer'ın tehlikeli ve gizemli yeteneği hakkındaki gerçek  çözülmeye devam ediyor. 

Mara Dyer geçmişinden kaçabileceğine inanmıştı.
Fakat kaçamaz.

Eskiden bütün problemlerinin sadece beyninin içinde olduğuna inanırdı.
Fakat değiller.

Başından geçen her şeyden sonra, sevdiği oğlanın kendinden daha fazla sır saklayacağını düşünmüyordu.
Yanılmıştı.

Serinin 2. kitabı The Unbecoming Of Mara Dyer'da gerçekler çözülüyor ve seçimler ölümcül hale geliyor. Mara Dyer sırada ne olacak?


3. THE RETRIBUTION OF MARA DYER

15768409

Mara Dyer kendisine söylenen yalanlardan daha fazlasının olduğuna inanmak istiyor.
Var da.

Araştırdığı gerçeklerin onu nereye sürükleyeceğini düşünmeden duramıyor.
Öyle yapmalı da.

Hiçbir zaman intikam için ne kadar ileri gideceğini düşünmek zorunda kalmamıştı.
Şimdi düşünecek.

Bağlılıklar ihanete uğradı, suçlu ve masum birbirine karıştı, kader ve şans Mara Dyer'ın hikayesinde şok edici bir sonda çarpıştı.

İntikam cezası kapıya ulaştı.


ÇEKİLİŞ


a Rafflecopter giveaway

Pegasus Yayınları'na katkılarından dolayı teşekkürler...


18 Nisan 2015 Cumartesi

KCBT 20. Blog Tur || Eksik Parça (Mara Dyer #1) - Kitap Yorumu & Çekiliş


Bir gün uyandığında son birkaç gününü hatırlayamadığını düşün...

Mucizevi bir şekilde kurtulduğun kazada tüm arkadaşlarını kaybettiğini, 

Ailenin yeni bir sayfa açmak için taşınmak zorunda kaldığını, 

Kendi geçmişinle ilgili senden daha fazlasını bilen bir çocukla tanıştığını, 

Tüm yaşadıklarından sonra yeniden âşık olabildiğini, 

Gerçek olması imkânsız halüsinasyonlar gördüğünü, 

Aklını kaçırdığından endişelenmeye başladığını düşün. 


Ne yapardın? 


Mara Dyer işte bu sorunun cevabını öğrenmek üzere... 


Merhaba arkadaşlar! Kötü haber: Bilgisayarım bozuldu. İyi haber: Evde bir bilgisayar daha var. Kötü haber: İş bilgisayarı olduğu için fazla kullanamayacağım. Damdan düşer gibi bu haberleri size veriyorum çünkü blog güncellemeleri, yorumlar vs. aksayacak gibi görünüyor. Ayrıca yorumlarınıza da geç cevap verirsem sebebini bilin istedim =)

Asıl konumuza dönecek olursak... Eksik Parça'yı dar bir zamanda okumama rağmen kitap 2 günde bitti ve tek kelimeyle İ-na-nıl-maz-dı! Muhteşemdi ve -neredeyse- kusursuz diyeceğim. Tabii ki her zamanki gibi takıldığım bir kısım olmadı değil fakat bu 5 puan vereceğim gerçeğini değiştirmeyecek. Kesinlikle hayır.

İlk olarak, kitabın başları çok ürkütücüydü! Ağzım beş karış açık tüylerim diken diken olmuş bir hâlde okuduğum kısımlar vardı. Ayrıca uzunca bir süre boyunca kitabın fantastik mi psikolojik mi olduğu konusunda kendi içimde ikileme düştüm. Yazar öyle bir kurgu hazırlamış ki, sırada ne gelecek, bu olaylar nereye gidiyor, hiçbir fikriniz olmuyor okurken.

Bilirsiniz, genelde kitaplarda ilk yarı, en azından k 50-100 sayfa alışma sürecidir, son yarı ise kitabın bizi sürükleyip götüren kısmını oluşturur. Mara Dyer'da ise, kitap ilk bölümden beni sarmaya başladı. Ve kesinlikle kitabın ilk yarısına bayıldım. İkinci yarısı da güzeldi elbette ama ilk yarıya -nedense- ayrı bir sempati duydum. Kitabın sonu konusunda ise... hâlâ şoklardayım. Yanlış anladığım bir kısım olup olmadığını teyit etmek için son 50-60 sayfayı tekrar okuyacağım sanırım.


Spoiler

Spoiler kısmında bahsetmek istediğim milyon şey var fakat o son 100 sayfa... Sanırım ben pek bir şey anlayamadım. Öyle olmalı, çok uykulu okudum çünkü. Sanki her şeyin kızın kafasında olması fikrine kafam daha çok yatmıştı. Fakat bir anda sadece Mara'nın değil -bu arada Mara Dyer ismine bayıldım...- Noah'nın da 'özel güçleri' olduğu ortaya çıkması bana biraz... tuhaf (?) hissettirdi... sanırım. Bilemiyorum, kafam o kadar karışık ki! İkinci kitabı sömürene kadar soru işaretlerime cevap alabileceğimi sanmıyorum.

Açıklanamayan manyakça güçleri olduğu ortaya çıkana kadar Noah favori erkek karakterlerim listesinde ilklere girmeye hazırdı. Fakat şu an birbirimizi daha iyi tanımamız gerektiğini hissediyorum. Bu arada bütün karakterler inanılmazdı, Daniel ise ultra-inanılmaz! Sen ne süper-ötesi bir erkek kardeşsin, bir tane Daniel da ben alabilir miyim, lütfen?!

Spoiler Sonu

2. kitabı o kadar merak ediyorum ki! Çok daha psikolojik, akıl-sorunlarına dayalı ve çok daha ürkütücü olacakmış gibi görünüyor, Goodreads'te, en azından. Ve ben 2. kitabı gördükçe çığlık atmak istiyorum. En azından yayın evi Pegasus olduğu için fazla geciktirmeyeceğini biliyoruz. Şükürler olsun.

Uzun lafın kısası sizin tarzınız mı bilemem fakat Eksik Parça beni büyüledi. Psikolojik sorunlarla bezenmiş kitaplar ve serilere fazla yaklaşmam fakat Mara Dyer sayesinde beynimde o yöne doğru bir yönelim başladığını hissediyorum. Bu kitabı okumak konusunda kararsızsınız ve birinden tavsiye mi bekliyorsunuz? Benimkini kullanın! Ve tanıtımları olsun alıntıları olsun ufacık da olsa ilginizi çektiyse, mutlaka bir şans verin derim.

Turumuzu Kitap Canavarları Facebook sayfasından takip etmeyi ve aşağıdaki + Facebook sayfamızdaki çekilişe katılmayı unutmayın, kitapla ilgili görüşlerinizi de bekliyorum, hoşça kalın!



Yazar: Michelle Hodkin     Çeviri: Dilan Toplu    Yayınevi: Pegasus    Sayfa Sayısı: 424

Liste Fiyatı: 29 TL    GoodReads Puanı: 4,12





Çekiliş


a Rafflecopter giveaway


Katkıları için Pegasus Yayınları'na teşekkürler...

9 Nisan 2015 Perşembe

Bana Dair/Nam-ı Diğer || Etkinlik


Merhaba arkadaşlar! Birkaç aylık bir aradan sonra yeni bir mim yazısı ile sizlerleyim. Beni bu mime davet eden SenAley'in Gezegeni'ne ayrıca teşekkürler. Hadi başlayalım! 



1-Bilgisayarın masa üstündeki görüntüsü ne?

Değişiyor. Şu an rengarenk bir yeraltı dünyası resmi var ama :)


2-Bir kafeye girdiğinde, genellikle ne sipariş verirsin?

Kışın White Chocolate Mocha ve tiramisu ikilisi favorimdir. Yazın ise kesinlikle buz gibi bir limonata! Mmm..


3-Google'da aradığın en son şey ne?

Ups. Hiçbir fikrim yok. Geçmişi biraz kurcalamam gerekecek.
.
.
Görsellerde "Dark Street" diye araştırma yapmışım. Psikopat değilim, yemin ederim! Sadece biraz İntikam Ateşi'nin etkisindeydim =(


4-Mesajlaştığın veya konuştuğun en son insan kim?

Whatsapp grubumuz sayılır mı?


5-Tiyatroya en son ne zaman gittin?

Geçen sene okulumuza gelmişlerdi. Kendim gittim mi.. pek hatırlamıyorum.


6-Sinemaya en son ne zaman gittin?

5 gün önce.


7-Hangi diziyi herkes izlemeli?

Onu bilemem fakat şu aralar favorim Arrow.


8-En son ne tür bir müzik dinledin?

Indie Rock.


9-Seni en çok ne çıldırtır?

Ukala ve ultra özgüvenli insanlar...


10-Ne zaman uyanırsın?

Eh, okul sağolsun 7:30'da..


11-İnternetteki ilk adın neydi?

Hmm.. Kendi adım? Sanırım.


12-Favori emojin nedir?

Göz deviren surat. Çok havalı değil mi?


13-Kedi mi köpek mi?

Köpek.


14-Kuzey mi güney mi?

Güney. Kesinlikle güney.


15-İstanbul ile ilgili en sevmediğin şey?

Soğuk.


16-İstanbul'da en çok sevdiğin 3 semt?

Bilmiyorum, daha bütün semtleri görmedim.


17-Kafanda genel olarak ne olur?

Okumam gereken kitaplar, çözmem gereken sorular, neden sürekli aç olduğum ve hayatın neden bu kadar sıkıcı olduğu.


18-Komedi mi dram mı?

Komedi.


19-Çay mı kahve mi?

Kahve!


20-Bu soruları cevaplamadan önce ne yapıyordun? 

Zekice. Maillerimi kontrol ediyordum.


21-Son olarak bir sırrını paylaş..

Haksızlık ama bu... Peki peki.Yalnız başıma taksiye binmekten oldum olası korkarım. Mutlu musun?


Ve işte bir mimin daha sonuna geldik. Acaba ben kimleri mimlesemm ^.^


Mimlendiniz :D İyi eğlenceler!

8 Nisan 2015 Çarşamba

İntikam Ateşi (Fever #3) - Tanıtım & İnceleme


Tehlikenin farkında mısınız? 

ONLAR her yerdeler! 

MacKayla Lane, kız kardeşi Alinanın intikamını almak için Dublinin tehlikeli sokaklarında canı pahasına mücadele ediyor. Dokunan herkesin korkunç şeyler yaptığı bir kitabın peşinde, Kelt efsanelerine konu olan yaratıklarla savaşıyor, değişiyor ve yetişkin bir kadına dönüşüyor. 

Etrafındaki kimseye güvenmiyor. Ne dizlerinin bağını çözen Fae Prensi Vlane'e, ne henüz ne olduğunu çözemediği Barrons'a, ne de kendisi gibi sidhe-kâhini kızları yöneten Rowena'ya. 

Sadece intikamı, yitirdikleri ve dünyanın kaderi için savaşıyor.

Ve oldukça da sağlam dövüşüyor.


Tekrar düşündüm de... Belki bu kitabın yorumunu şu an yazmamalıyım. O kadar karmaşık duygular içerisindeyim ki bu kitabın etkisinden uzunca bir süre kurtulacağımı sanmıyorum. Aman Allahım! Resmen durduğum yerde kafayı yiyeceğim! Acil devam kitapları tedariğine ihtiyacım var.

Bu seride oldu-olacak, sınıra dayanmış ama şimdiye kadar neredeyse sıfır romantizm vardı. Ve ben romantizm içermeyen kitapları samimiyetsiz bulup sevmem. Genelde. Ama neden bu seriye bu kadar bayılıyorum! İlk kitaba çok bayılmamakla birlikte 2. kitabı çok sevmiştim ama 3. kitap... Bu kitap o kadar dolu dolu ve o kadar inanılmazdı ki, hakkında kuracak düzgün bir cümle bulmakta zorlanıyorum. Barrons'a alışamamıştım bir türlü fakat bu kitapta öyle bir benimsedim ki. V'lane ise kesinlikle kitaba.. eğlence (?) katan büyük bir unsurdu.

2. kitaptan sonra verdiğim ara yüzünden (ki buna çok pişmanım) ilk başlarda adapte olma zorluğu çektim. Ama çok kısa sürede geçti ve size diyorum arkadaşlar: Kesinlikle tüm seriyi almadan bu seriye başlamayın. Yoksa potansiyel aklî denge bozuklukları sizi bekliyor demektir. Durumun en iyi örneği: Ben.

Kesinlikle dolu dolu, akıcı, yer yer güldüren, yer yer korkutan bir kitap vardı karşımızda bu sefer. Ayrıca diğerlerinden kalındı -ki bu büyük bir pozitif- keşke hiç bitmeseydi dedirtti bana. Cidden, bu cümleyi o kadar uzun süredir kurmuyorum ki şu an sırf bunun için mutluluktan ölebilirim. Ama hayır, kitabın sonu yüzünden gözüm açık giderim. 
Kesinlikle.

Evet dehşet verici bir sonu var. Hayır, kesinlikle beğenmedim ve nefret ettim. Hayır, bunun için puan kırmayacağım. Tamam tamam, belki yarım puanı bu yüzden kırmış olabilirim. İçim acıdı.

Bu kitap farklıydı. 

Daha karanlık. 
Daha hareketli. 
Daha zekice. 
Daha mükemmel.

Bu kitabın karanlığına kendimi o kadar kaptırdım ki okumaya ara verdiğimde başka bir şey düşünemez oldum. Bu seri harika. Gerçekten bir harika. Yazar, inanılmaz. Favori yazarım ve favori serilerimin başında geliyor şimdiden. Rüya Ateşi'ni istiyorum. 
Hem de deli gibi.
 Bir an önce!

Daha fazla yazmayı kaldırabileceğimi sanmıyorum. Bu seriyi okumayanınız varsa iki şey söyleyeceğim: Öncelikle bu bir yetişkin serisi ve almak istiyorsanız bunu göz önünde bulundrumanızı tavsiye ederim. İkincisi: Yetişkin-Fantastik seviyorsan ve bu seriye hâlâ başlamamışsan... Git ve hemen tüm seriyi al! Bu seriyi okumadan ölmemelisin :D


Yazar: Karen Marie Moning    Çeviri: Aylin Kalav  Yayınevi: Epsilon   Sayfa Sayısı: 413

Liste Fiyatı: 20 TL    GoodReads Puanı: 4,36


3 Nisan 2015 Cuma

Sonsuza Kadar (Eversea #2) - Tanıtım & İnceleme


Hollywood yıldızı Jack Eversea, Carolina sahilindeki küçük kasabaya adım attığında, Keri Ann Butler'ın masum kalbine bir anda girmiş ve yedi ay sonra kasabadan ayrıldığında, geride kanayan bir yara bırakmıştı. 

Jack en yakınındakiler tarafından ihanete uğramış, aldatılmış ve tehdit edilmişti ve neredeyse kariyerinden olacaktı. Aynı zamanda, belki de hayatındaki tek "gerçek" şeyin de parmakları arasından kayıp gitmesine izin verdiğinin farkındaydı. 

Ama elleri bağlıydı; bunun olmasını engelleyememişti... En azından şimdiye kadar.

Şimdi Jack geri döndü ve gerçek aşkının kalbini kazanmaya kararlı.

Peki, ama Keri Ann'i, hem Jack'e hem de istediği her şeye, sonsuza kadar sahip olabileceğine inandırabilecek miydi?


Aşka Var mısın kitabının şok edici sonundan sonra, Sonsuza Kadar için çıldırıyor haldeydim. Tabii ki üzerinden zaman geçince biraz biraz unutmaya başlamıştım fakat Yabancı harika bir zamanda çıkardı bence, ne çok kısa ne çok uzun beklettiler. Ve kitap elime geçtiğinde bir süre kapağına hayran hayran baktım. Çok güzel değil mii :3

Ben birçok kişinin aksine kitabın ilk yarısını son yarısından daha çok sevdim. Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim, Keri Ann'i gerçekten çok güçlü buluyorum. Onun davranışları korkaklık veya naz değildi, gerçek bir kadında olması gereken, mantıklı kaygılardı. Yani tabii ki bu bir romantik kitap olduğu için hepimiz biliyoruz ki Jack, Keri Ann'e gerçekten aşık ve onu yüzüstü bırakmaz. Peki ya gerçek hayatta? Birine bu kadar güvenebilir misiniz? Yani diyeceğim o ki bu kitapta Keri Ann'i ve bütün çekincelerini haklı buldum. Ayrıca karakteri pek sevmesem de Jack'in onda ne bulduğunu herkes anlayabilir, ayrıca sanat konnusundaki yeteneği kesinlikle ona artı bir puan katıyor ;)

Ama benim favori karakterim: Kesinlikle Jazz! Zaten her zaman baş karakterin çılgın arkadaşını sevmesem olmaz, bir yanım eksik kalır -.- Ve ikinci favorim de Devon. Devon, kesinlikle hakkında birkaç kitap okumak istediğim bir karakter. İşte sevgili yazarlar, bana böyle eğlenceli karakterlerle gelin :D

Spoiler
Bunu söylemeden geçemeyeceğim, kesinlikle Jazz ile ilgili daha çok sahne olmasını beklerdim. Özellikle Keri Ann ve Jack ilişkisinde en büyük rolü olan kişilerdenken. En azından 4 yıl sonra kısmında bir-iki cümle söyleseydin ya, akıbeti ne oldu Jazz'ın? Gerçekten merak ediyordum halbuki :(

Bu kitapta en çok etkilendiğim şeylerden birincisi Keri Ann'in Ever Broken Sea adlı eseriydi. Zihnimde tamamen canlandıramasam da o kadar.. etkilendim ki. Aslında çoğunlukla verdiği isimden etkilendim. Ama dalga tasvirleri de her zaman ilgimi çekmiştir.

İkincisi şüphesiz Jack'in Günlüğü'ydü. Okurken kesinlikle çok farklı duygular hissettirdi. Sonsuza Kadar kitabının boş bir kitap olmadığını kanıtlayan kısımdı bence. Fazla yoruma gerek yok..

Üçüncüsü de Jack'in, sahibini arayan şişedeki bir mesaja benzetilmesiydi. Tabii ki kapağın anlamı buradan geldiği için etkilenmemem mümkün değildi. Jack'in kaplumbağalı kolyesini ve dövmesini saymıyorum  bile..
Spoiler Sonu

Ve bir güzel serinin daha sonuna geldik. Seriyi bitirenlerin yorumlarını da bekliyorum. Hoşça kalın!

•*´¨`*•.¸¸.•*´¨`*•

Yazar: Natasha Boyd    Çeviri: Filiz Tülek  Yayınevi: Yabancı   Sayfa Sayısı: 384

Liste Fiyatı: 22 TL    GoodReads Puanı: 4,17


Yabancı Yayınları'na katkılarından dolayı teşekkürler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...